TURİZM VE SANAT İLİŞKİSİ

 


Evrensel ve barışcıl olması, SKAL International Istanbul Kulübün, geleneksel aylık toplantısında bir kere daha ayrılmaz bütünlüğü dile getirildi.


SKAL International Istanbul Kulübü, geleneksel aylık toplantısını 18 Nisan 2018 Çarşamba günü  Swiss the Bosphorus Hotel Genel Müdürü Uğur Talayhan’ın ev sahipliğinde, Swiss the Bosphorus Hotelde gerçekleşti.


Turizm haftası tarihinede raslayan toplantıya Eski Dünya SKAL Klübü Başkanı Hülya Aslantaş, Uluslarası SKAL Dernekleri Federasyon Başkanı Faik Alsaç, Eski dönem Uluslarası SKAL Dernekleri Federasyon Başkanı Deniz Anapa, Geçen Dönem SKAL International Istanbul Kulübü Başkanı Fatma Bahar Birinci, TAF Başkanı Yalçın Manav, Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe, SKAL International  İstanbul Yönetim Kurulu –Üyeleri ve Bedri Baykam konuşmacı olarak katıldılar.


Klüp Genel Sekreteri Can Arınel’in Gündem sunumundan sonra, Yeni Başkan Ata Eremsoy yönetim kurul üyeleri As Başkan Ayşe Önen, Selma Tatar, Dr. Özen Kırant Yozcu ve Mustafa Devrim Yalçın’ı yanına alarak birlikde geleneksel “SKAL Toast” yaptırdılar.


Başkan Ata Eremsoy Turizm kelimesinin harfleriyle başlayan özgün tanımını; “Turkiye Turizmde, uluslar arası ekonomik olarak, Rakiplerin önüne geçebilecek, İlkelerin yaşandığı, yaşatıldığı ve yaşanabileceği, Zenginlikleri üzerinde taşıyan, Dünya medeniyetlerin Beşiğidir.”şeklinde yaptı.


15-22 Nisan Turizm Haftası, 23 Nisan Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı, 28 Nisan Dünya SKAL günü olarak Nisan ayının önemli tarihlerin altını çizdi.

Başkan Ata Eremsoy turizmin kısa vadeli evrimini izlemeyi ve sektöre uygun ve zamanında bilgi sağlamayı amaçlayan açıklamada bulundu. Verilerle  UNWTO Dünya Turizm Barometresinden, Turizm Pazarı Eğilimlerini  paylaştı.


UNWTO’ya göre; Dünya çapında uluslararası turist sayısı % 6 arttığını, en büyük destinasyonlarda sürekli büyüme ve diğerlerinde istikrarlı geri sıçrama verdiği sonuçları tabloda açıkladı. Dünya Turizmi Kuzey Yarıküre’nin kış mevsimi ve Güney Yarımküre’nin yaz mevsimi olarak, Dünya çok az istisna dışında genel olarak olumluydu. Önceki yıllarda destinasyonların mücadelelerine devam ederek, güçlü büyümenin adeta tadını çıkarmaya devam ettiği gözlemlendi.

Herkes için sevindirici bir haber olarak, sırasında olumsuz olaylardan etkilenen yerler çok kısa bir sürede iyileşmenin açık işaretlerini gösteriyor olması..


Sürdürülebilir turizm geliştirmeye, devam eden örgüt turizmin gelişmesi ve büyümenin geleceğini her üç sütun ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik – büyüme olarak faliyetlerine devam ediyor.


Başkan  Eremsoy UNWTO Dünya Turizm Barometresi ve İstatistik Eki 2016 yılındaki uluslararası turizm analizi raporunda, uluslararası ziyaretlerin sayısı bir önceki yıla göre artarak 1 milyardan fazla bir buçuk milyara yaklaşmasını vurgulayarak bu pastadan pay almak için turizmcilerin ufkunu açtı.

Başkan Ata Eremsoy, Leonardo da Vinci’nin doğum günü 15 Nisan’ı Dünya Sanat Günü” olarak seçtiren, UPSD (Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği) başkanı Bedri Baykam’ı Sanatsal hayatının  turizme yansıması sanatın turizme olan ilişkisini değerlendirmek üzere sanat hakkında konuşması için devet etdi. Herkes tarafından bilinen biyografisine rağmen pek çok şapka taşıyan sanatında devrim yapan sanatcı Bedri Baykam’ın öz geçmişini özetledi.

Bedri Baykam önce sanatın turizm gibi evrensel olduğunu barış dili olduğunu vurguladı. Sanatın varlığında savaşların olamıyacağını, barış yalnızca tek sanatla sağlanabileceğin altını çizdi.

Birkaç özel müze haricinde sanat eserlerin sergileneceği müzeye devlet desteğinin olmayışını vurguladı. Ata’mızın sanatcıya değer vermesini yeni kurulan Cumhuriyetimizin kısır bütçesine rağmen sanatcılara verdiği destekleri örnekledi. “Sanatçılardan eser satın alınır, sanatçıyı her alanda teşvik ederlerdi.”dedi

İstanbul Modern ve İnci Aksoy’un sanal müzeleri haricinde Devletin bir adet bile Modern sanat müze olmayışını dile getirdi. Zaten destek olmuş olsa Atatürk Kültür Merkezi kapatılmazdı şekinde . serzenişte bulundu. Turizm ve sanat olarak Paris’den örnek verdi. Gerçekden Türkiye turizm hedefi olarak her yıl turist  çeken Paris’e kulesi için gidilmiyor.

Fransa’da tarihi 17. yüzyıla dayanan kültür politikaları, anayasa ile güvence altında. Sanatçılar için sosyal koruma ve herkesin kültüre erişimi bu politikaların en önemli iki unsuru.

Paris Şehir Tiyatrosu yılda 424 temsil yapıyor, 250 bin kişiye ulaşıyor. Toplam bütçesi 14 milyon avro, bunun 10.5 milyonunu Paris Belediyesi karşılıyor.

Fransa’da kültürel faaliyetlere ayrılan devlet bütçesi 4 milyar avro. Bu, toplam bütçenin yüzde 1.5’i ediyor. Yerel yönetimler de benzer meblağlar aktarıyorlar; çünkü kültürel faaliyetlerin bütçesi, merkezi ve yerel yönetim tarafından eşit olarak paylaşılıyor. Özel sektörün desteği yüzde 0.1 ile sınırlı.

Devlet, temsillerin düzensiz aralıklarla yapılmasından zararın giderilmesini ve işsiz kalan sanatçıların korunmasını sağlıyor.

Bir yıl içinde 900 saat çalışan sanatçılar işsizlik ödeneğinden yararlanıyor.

Devlet 5 ulusal tiyatroyu, 39 bölgesel tiyatroyu, 69 ulusal sahneyi, 627 tiyatro topluluğunu, 19 çağdaş dans merkezi ile 258 koreografi grubunu destekliyor.

Tiyatrolar KDV’den muaf tutuluyor. Ama devlet tiyatrolara verdiği sübvansiyonlar üzerinden o vergiyi mahsup ediyor.

Bu örnekden alacağımız dersle ve uyguladığımız takdirde ancak turizmimizi geliştirebiliriz.


yilmazparlar@yahoo.com

Bir Cevap Yazın

Translate »
%d blogcu bunu beğendi: